Forum Sevdam
Nickiniz
Şifreniz
Sponsor Linkler




Hediyeler    Anasayfa    Gruplar    Etiketler    Blog    Yardım    İletişim
Forumdan En İyi Şekilde Faydalanmak İçin KAYIT Olmanız Gerekmektedir.    

Geri git   Forum Sevdam > Dini Bilgiler > Dini Paylaşım

Bu Bölümlerimizi İncelediniz mi ?:
Şimdi ÜCRETSİZ Üye Ol!
Forumumuza kaydınız bulunmamaktadır. Hızlı ve Ücretsiz olarak forumumuza aşağıdaki formu doldurarak üye olabilirsiniz.

Üye adı: Şifre: Şifre Onay: E-posta: E-posta Onay:
Doğum Gününüz:     Cinsiyet:    
Grafik Doğrulaması
  Forum kuralları kabul ediyorum. 


Sabır ve namazla yardım isteyiniz

Dini Paylaşım


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30-05-2008, 22:20   #1
حسبنا الله ونعم الوكيل

16 Oca 2008
Bir Mezar Taşının Musallaya Bakan Yüzündeyim...
:
Ruh hali:
Ettiği Teşekkür: 786
610 Mesajına 979 Kere Teşekkür Edlidi
Tepki Sayısı: 6
7 Mesajına 8 Kere Tepki Gösterildi
 
Tecrübe Puanı: 1609
FeYeZaN has a reputation beyond reputeFeYeZaN has a reputation beyond reputeFeYeZaN has a reputation beyond reputeFeYeZaN has a reputation beyond reputeFeYeZaN has a reputation beyond reputeFeYeZaN has a reputation beyond reputeFeYeZaN has a reputation beyond reputeFeYeZaN has a reputation beyond reputeFeYeZaN has a reputation beyond reputeFeYeZaN has a reputation beyond reputeFeYeZaN has a reputation beyond repute
FeYeZaN - MSN üzeri Mesaj gönder
 FeYeZaN isimli Üye şimdilik offline konumundadırOffline  



Standart Sabır ve namazla yardım isteyiniz


Sabır ve namazla yardım isteyiniz

Evet, her an her zaman, her yerde, her durumda Allah’tan yardım isteyeceğiz. Dileklerimizi-temennilerimizi Ona arz edeceğiz.

Ama nasıl?

Şartları var mı?

Varsa nelerdir?..

Zira şartlarına riayet edilmeden yapılacak istekler, müracaatlar karşılık bulmaz, talepler tahakkuk etmez.

İşte tam da bu noktada Rabbimiz bize, zatından yardımı nasıl, neyle istememiz gerektiğini açıklayarak buyuruyor ki:

“Ey İman edenler! Sabır ve namaz ile (Allah’tan) yardım isteyin! Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir.” (1)

Önce sabır ve kararlılığa alışınız; nimetlerin kendilerine göre zahmetleri de vardır. Allah''ın bütün nimetlerine, hele sonsuz nimetlerin tamamına anahtar olan iman ve İslâm nimetine şükretmek ve özellikle bunu “ihsan” mertebesinde eda edebilmek elbette kolay değildir. Siz bu girip yüreyeceğiniz yolda ebedi bir gayeye yürüyeceksiniz... Yürürken imtihanlar geçirecek, biri içte, diğeri dışta iki büyük düşmanla çarpışacaksınız.

Bir taraftan nefislerinizin heves ve arzusu, diğer taraftan kâfirlerin, hak düşmanlarının hücum ve eziyetleri ile uğraşacaksınız. Bunlara karşılık vermek ve kendinizi savunmak için cihada ve savaşa mecbur olacaksınız. Bazı zahmetler ve meşakkatler göreceksiniz.

Ruhen ve bedenen nefsinizi terbiye etmezseniz, sabır ve tahammüle, kararlı ve metin olmaya alışamazsınız, Allah''ın yardımının ilk sebeplerinden birini kaybetmiş olursunuz, tehlikeye uğrarsınız. En ufak bir sıkıntı, bir acı karşısında korkmaya, sızlanmaya başlarsınız. Ümitsizliğe ve gevşekliğe düşersiniz. Şunu biliniz ki; sabır, her başarının başıdır.

İmandan sonra takip edilecek yolun başı sabır, ahlâkın başı sabır, ilmin başı sabır, amelin başı sabır, kısaca varlık âlemini tanımanın başı sabırdır.

Sabırsızlık; acele etmek ve bir anda her şeyi istemektir. Halbuki yaratıklar, zamana bağlı olup, terbiye kanununa tâbidirler. Zaman ise peşpeşe gitmek, yavaş yavaş olmak demektir. Bunun için yaratıkların tam başarıya ulaşmaları derece derece bir silsile takip eder. Bu da sabra bağlıdır. Her şeyi bir anda istemek, hiçbir şey istememektir. Hatta yaşamak, sabretmektir.

Âlimler sabrı iki kısma ayırırlar:

1) Kötü şeylerin acısına sabır ve tahammül ile güzel sonuçlarını beklemek,

2) Çabucak gelecek olan lezzetten ve şehvetten uzak durmada sabırla, onların kötü sonuçlarından sakınmaktır.

Bunların biri müsbet/olumlu, diğeri menfi/olumsuz şekilde bir sabırdır. Birincisi, acı ilaçlarla tedavi gibi vazifeye atılmak; ikincisi, zehirli tatlılardan sakınmak gibi zararlı şeylerden kaçınmaktır.

Bununla beraber bazı durumlar vardır ki, orada sabır kötüdür, meşrû değildir. Öyle durumlarda hızla savunmak için hayatı feda etmek daha çok tercih edilir ve belki de vâcib olur.

Bu âyetteki “es-Sabru” kelimesinin “elif lâm”ı ahd-i hâricî olmak üzere burada sabrın çeşitlerinden oruç veya cihadın kastedildiği nakledilmektedir. Fakat muhakkik (araştırmacı) âlimlerin tercihine göre “lâm” cins içindir. Oruç ve cihad ile beraber diğer sabır çeşitlerini de içine alır.

Kısaca ahlâkta, imandan sonra sabır, ilâhî yardımın ilk celbedilme (kendine çekme, getirme) yoludur.

Namaz da böyledir. Ruhun düzelmesinin, bedenin intizama girmesinin, sabır ve vakarın, ruhî ve bedenî her vazifenin, dünya ve ahiretle ilgili her olgunluğun düzenleyicisi olan, gerek şahsî/kişisel ve gerekse içtimai-sosyal her özelliği içine alan ve ümmet teşkilatının en birinci ve en esaslı belirtisi bulunan namaz, imanın en büyük güçlendiricisi, bütün ibadetlerin ve amellerin başıdır. Müminlerin miracı, âlemlerin Rabbine beden ve candan durumlarını arz etmek suretiyle niyazları, kısaca zikir ve şükrü içine alan bir ibadet olduğu için, ilâhî yardımın en önde gelen ve en yakın celbedilme yoludur.

Kıblenin taşıdığı önem de ilk önce bunun içindir. Bu sebeple namaz, sabır gibi sade bir vasıta değil, aynı zamanda Allah''a bir kavuşma olmak üzere en büyük bir zevk gayesidir. Bu sayede Allah''tan başka tüm mâsiva (varlık âlemi)dan çıkılır; acılar, kederler silinir. Kul ile mabud buluşma meclisinde beraber olur.

Bunun içindir ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Namaz göz aydınlığım kılındı.” buyurmuş, en büyük zevk ve sevincin namazda hasıl olduğunu göstermiştir.

Yukarıda kıblenin önemi hakkında gelmiş olan âyet-i kerimeler, onun mevzusu olan namazın Allah katında taşıdığı kutsal kıymeti anlatmış bulunduğundan burada yalnız sabrın kıymetini bildirmek için şöyle buyuruluyor:

Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir. O''nun en güzel isimlerinden biri de “Sabûr” ism-i şerifidir. Her kimde sabır varsa onda Allah''ın kudretinden bir tecelli kokusu vardır. Hele bu sabırlı kimseler bir araya gelip bir cemaat olurlarsa, mutlaka Allah''ın yardımına ererler. Allah onların daima dostu ve velisidir. Dualarına, isteklerine cevap vermek için Allah''ın yardımı daima onların yanlarında dolaşır. Bu beraberliği göstermeyen, gizleyen şey ise o sabırlı kimselerin dağınık bulunmalarıdır.

Yakınlık ve beraberlik ifade eden “ma'a” kelimesi çoğunlukla kendisine tabi olunanın başına gelir. Buna göre; “Allah sabredenlerin beraberindedir.” buyurulmasında Allah'ın, kullarına şeref bahşetmesindeki yüceliği gösteren büyük bir incelik vardır.

Ebussuud Efendi merhum, bu inceliğin açıklamasında demiştir ki: “Çünkü, sabırlı olmaya gerçekten girişenler, sabırlı kimselerin cemaatidir. Bu bakımdan bunlar, kendilerine uyulan kimseler olarak gösterilmiş oluyorlar...” Yani bu beraberlik, çalışıp elde edilecek şeylerde Allah''ın iradesinin, kulların iradesinin arkasından geldiğini ifade etmektedir. Böyle olunca Allah''ın “Rahîm” (çok merhamet edici) sıfatının hükmü olan bu ilâhî şerefi bahşetmenin, kullar hakkında ne büyük bir lûtuf olduğunu inceden inceye düşünmek gerekir. Sabır meselesinin bütün anahtarı bu noktadadır. Şunda da şüphe edilmemelidir ki, Allah''ın kullarına bu şerefi bahşetmesi, Onun iradesine bağlı bir lûtuftur.

İşte ey müminler! Bunu bilerek zikir ve şükür yolunda sabırla yardım dileyiniz. Bu yolda Allah''ın düşmanlarıyla, malla canla cihada ihtiyaç duyarsanız onu da yapınız. Bu uğurda kaybınız bulunursa onların acılarına, ayrılıklarına da katlanınız. (2)
* * *

Yine bir başka ayet-i kerimede Mevlamız buyuruyor ki, “(Ey mü’minler!) Bir de sabır ile namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Gerçi bu (namaz), nefislerinize ağır gelse de Allah’a saygılı kimselere ağır gelmez." (3)

Cenab-ı Hak’tan yardım istemek öyle sadece “Ya Rabbi, bize yardım et!” niyazıyla, ya da “Ya Rabbi şunu ver, bundan koru!” demekle olmaz.

Yardım isteyen kişi, öncelikle bütün zorluklara sabredecek; ayrıca temiz bir abdest alıp namaz kılacak. Başını secdeye koyup gözyaşı dökecek… Böylece kalben Allah’a arz-ı teslimiyette bulunarak maddi-manevi işlerinin hallini Allah’tan isteyecektir.

Sevgili Peygamberimiz bir hadisinde buna işaret ederek şöyle buyuruyorlar: “Eğer Allah’tan hakkıyla korkabilseydiniz, O, yanında cehil olmıyan gerçek ilmi size elbette öğretirdi. Ve Allah’ı gerektiği gibi bilebilseydiniz, tanıyabilseydiniz, o zaman elbette sizin dualarınız ile dağlar bile yerinden devrilir giderdi. (4)
* * *
(1) Bakara suresi, 153.
(2) Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, Eser Kitabevi, İstanbul, 1971, 1, 544-46.
(3) Bakara suresi, 45.
(4) Ramuzu’l-Ehadis, S. 357.


İmzamDisplay Signature
Digg this Post!Add Post to del.icio.usFurl this Post!Facebookta paylaş!!Google'da PaylaşYahoo'da PaylaşLive'da Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
FeYeZaN Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
akasya (29-08-2008), ELaNoRa (30-05-2008), SEDAM (29-08-2008)

 

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sabır:))) akasya Yazılar 1 19-05-2008 18:32
..: Seni Sabır ÇiçekLeri Gibi Hoş KokuLu Sevmiştim :.. kardelen Aşka Dair 0 24-04-2008 02:18
yardım....? FeYeZaN Bilgisayar Programları 4 20-04-2008 17:07
taner - yardım et kataki Video Klipler ( Online Video ) 0 11-03-2008 21:28
Bir günlük namazla ne kazanıyoruz? SILA_20 Dini Paylaşım 1 31-01-2008 12:28


WEZ Format +3. Şuan Saat: 09:36.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

Yahoo bot last visit powered by MyPagerank.Net Powered by  MyPagerank.Net Join 4Shared Now! Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net cvZip.com - Bilişim Sektörünün Yeni Kariyer Platformu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193