
|
||||||
| Bu Bölümlerimizi İncelediniz mi ?: |
Şimdi ÜCRETSİZ Üye Ol!
|
Sabır ve namazla yardım isteyiniz
Dini Paylaşım
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |||
|
حسبنا الله ونعم الوكيل
![]() 16 Oca 2008
Bir Mezar Taşının Musallaya Bakan Yüzündeyim...
:
![]()
Ruh hali:
![]()
Ettiği Teşekkür: 786
610 Mesajına 979 Kere Teşekkür Edlidi
Tepki Sayısı: 6
7 Mesajına 8 Kere Tepki Gösterildi |
Sabır ve namazla yardım isteyiniz
Evet, her an her zaman, her yerde, her durumda Allah’tan yardım isteyeceğiz. Dileklerimizi-temennilerimizi Ona arz edeceğiz. Ama nasıl? Şartları var mı? Varsa nelerdir?.. Zira şartlarına riayet edilmeden yapılacak istekler, müracaatlar karşılık bulmaz, talepler tahakkuk etmez. İşte tam da bu noktada Rabbimiz bize, zatından yardımı nasıl, neyle istememiz gerektiğini açıklayarak buyuruyor ki: “Ey İman edenler! Sabır ve namaz ile (Allah’tan) yardım isteyin! Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir.” (1) Önce sabır ve kararlılığa alışınız; nimetlerin kendilerine göre zahmetleri de vardır. Allah''ın bütün nimetlerine, hele sonsuz nimetlerin tamamına anahtar olan iman ve İslâm nimetine şükretmek ve özellikle bunu “ihsan” mertebesinde eda edebilmek elbette kolay değildir. Siz bu girip yüreyeceğiniz yolda ebedi bir gayeye yürüyeceksiniz... Yürürken imtihanlar geçirecek, biri içte, diğeri dışta iki büyük düşmanla çarpışacaksınız. Bir taraftan nefislerinizin heves ve arzusu, diğer taraftan kâfirlerin, hak düşmanlarının hücum ve eziyetleri ile uğraşacaksınız. Bunlara karşılık vermek ve kendinizi savunmak için cihada ve savaşa mecbur olacaksınız. Bazı zahmetler ve meşakkatler göreceksiniz. Ruhen ve bedenen nefsinizi terbiye etmezseniz, sabır ve tahammüle, kararlı ve metin olmaya alışamazsınız, Allah''ın yardımının ilk sebeplerinden birini kaybetmiş olursunuz, tehlikeye uğrarsınız. En ufak bir sıkıntı, bir acı karşısında korkmaya, sızlanmaya başlarsınız. Ümitsizliğe ve gevşekliğe düşersiniz. Şunu biliniz ki; sabır, her başarının başıdır. İmandan sonra takip edilecek yolun başı sabır, ahlâkın başı sabır, ilmin başı sabır, amelin başı sabır, kısaca varlık âlemini tanımanın başı sabırdır. Sabırsızlık; acele etmek ve bir anda her şeyi istemektir. Halbuki yaratıklar, zamana bağlı olup, terbiye kanununa tâbidirler. Zaman ise peşpeşe gitmek, yavaş yavaş olmak demektir. Bunun için yaratıkların tam başarıya ulaşmaları derece derece bir silsile takip eder. Bu da sabra bağlıdır. Her şeyi bir anda istemek, hiçbir şey istememektir. Hatta yaşamak, sabretmektir. Âlimler sabrı iki kısma ayırırlar: 1) Kötü şeylerin acısına sabır ve tahammül ile güzel sonuçlarını beklemek, 2) Çabucak gelecek olan lezzetten ve şehvetten uzak durmada sabırla, onların kötü sonuçlarından sakınmaktır. Bunların biri müsbet/olumlu, diğeri menfi/olumsuz şekilde bir sabırdır. Birincisi, acı ilaçlarla tedavi gibi vazifeye atılmak; ikincisi, zehirli tatlılardan sakınmak gibi zararlı şeylerden kaçınmaktır. Bununla beraber bazı durumlar vardır ki, orada sabır kötüdür, meşrû değildir. Öyle durumlarda hızla savunmak için hayatı feda etmek daha çok tercih edilir ve belki de vâcib olur. Bu âyetteki “es-Sabru” kelimesinin “elif lâm”ı ahd-i hâricî olmak üzere burada sabrın çeşitlerinden oruç veya cihadın kastedildiği nakledilmektedir. Fakat muhakkik (araştırmacı) âlimlerin tercihine göre “lâm” cins içindir. Oruç ve cihad ile beraber diğer sabır çeşitlerini de içine alır. Kısaca ahlâkta, imandan sonra sabır, ilâhî yardımın ilk celbedilme (kendine çekme, getirme) yoludur. Namaz da böyledir. Ruhun düzelmesinin, bedenin intizama girmesinin, sabır ve vakarın, ruhî ve bedenî her vazifenin, dünya ve ahiretle ilgili her olgunluğun düzenleyicisi olan, gerek şahsî/kişisel ve gerekse içtimai-sosyal her özelliği içine alan ve ümmet teşkilatının en birinci ve en esaslı belirtisi bulunan namaz, imanın en büyük güçlendiricisi, bütün ibadetlerin ve amellerin başıdır. Müminlerin miracı, âlemlerin Rabbine beden ve candan durumlarını arz etmek suretiyle niyazları, kısaca zikir ve şükrü içine alan bir ibadet olduğu için, ilâhî yardımın en önde gelen ve en yakın celbedilme yoludur. Kıblenin taşıdığı önem de ilk önce bunun içindir. Bu sebeple namaz, sabır gibi sade bir vasıta değil, aynı zamanda Allah''a bir kavuşma olmak üzere en büyük bir zevk gayesidir. Bu sayede Allah''tan başka tüm mâsiva (varlık âlemi)dan çıkılır; acılar, kederler silinir. Kul ile mabud buluşma meclisinde beraber olur. Bunun içindir ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Namaz göz aydınlığım kılındı.” buyurmuş, en büyük zevk ve sevincin namazda hasıl olduğunu göstermiştir. Yukarıda kıblenin önemi hakkında gelmiş olan âyet-i kerimeler, onun mevzusu olan namazın Allah katında taşıdığı kutsal kıymeti anlatmış bulunduğundan burada yalnız sabrın kıymetini bildirmek için şöyle buyuruluyor: Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir. O''nun en güzel isimlerinden biri de “Sabûr” ism-i şerifidir. Her kimde sabır varsa onda Allah''ın kudretinden bir tecelli kokusu vardır. Hele bu sabırlı kimseler bir araya gelip bir cemaat olurlarsa, mutlaka Allah''ın yardımına ererler. Allah onların daima dostu ve velisidir. Dualarına, isteklerine cevap vermek için Allah''ın yardımı daima onların yanlarında dolaşır. Bu beraberliği göstermeyen, gizleyen şey ise o sabırlı kimselerin dağınık bulunmalarıdır. Yakınlık ve beraberlik ifade eden “ma'a” kelimesi çoğunlukla kendisine tabi olunanın başına gelir. Buna göre; “Allah sabredenlerin beraberindedir.” buyurulmasında Allah'ın, kullarına şeref bahşetmesindeki yüceliği gösteren büyük bir incelik vardır. Ebussuud Efendi merhum, bu inceliğin açıklamasında demiştir ki: “Çünkü, sabırlı olmaya gerçekten girişenler, sabırlı kimselerin cemaatidir. Bu bakımdan bunlar, kendilerine uyulan kimseler olarak gösterilmiş oluyorlar...” Yani bu beraberlik, çalışıp elde edilecek şeylerde Allah''ın iradesinin, kulların iradesinin arkasından geldiğini ifade etmektedir. Böyle olunca Allah''ın “Rahîm” (çok merhamet edici) sıfatının hükmü olan bu ilâhî şerefi bahşetmenin, kullar hakkında ne büyük bir lûtuf olduğunu inceden inceye düşünmek gerekir. Sabır meselesinin bütün anahtarı bu noktadadır. Şunda da şüphe edilmemelidir ki, Allah''ın kullarına bu şerefi bahşetmesi, Onun iradesine bağlı bir lûtuftur. İşte ey müminler! Bunu bilerek zikir ve şükür yolunda sabırla yardım dileyiniz. Bu yolda Allah''ın düşmanlarıyla, malla canla cihada ihtiyaç duyarsanız onu da yapınız. Bu uğurda kaybınız bulunursa onların acılarına, ayrılıklarına da katlanınız. (2) * * * Yine bir başka ayet-i kerimede Mevlamız buyuruyor ki, “(Ey mü’minler!) Bir de sabır ile namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Gerçi bu (namaz), nefislerinize ağır gelse de Allah’a saygılı kimselere ağır gelmez." (3) Cenab-ı Hak’tan yardım istemek öyle sadece “Ya Rabbi, bize yardım et!” niyazıyla, ya da “Ya Rabbi şunu ver, bundan koru!” demekle olmaz. Yardım isteyen kişi, öncelikle bütün zorluklara sabredecek; ayrıca temiz bir abdest alıp namaz kılacak. Başını secdeye koyup gözyaşı dökecek… Böylece kalben Allah’a arz-ı teslimiyette bulunarak maddi-manevi işlerinin hallini Allah’tan isteyecektir. Sevgili Peygamberimiz bir hadisinde buna işaret ederek şöyle buyuruyorlar: “Eğer Allah’tan hakkıyla korkabilseydiniz, O, yanında cehil olmıyan gerçek ilmi size elbette öğretirdi. Ve Allah’ı gerektiği gibi bilebilseydiniz, tanıyabilseydiniz, o zaman elbette sizin dualarınız ile dağlar bile yerinden devrilir giderdi. (4) * * * (1) Bakara suresi, 153. (2) Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, Eser Kitabevi, İstanbul, 1971, 1, 544-46. (3) Bakara suresi, 45. (4) Ramuzu’l-Ehadis, S. 357. |
|||
İmzam![]() |
|
![]() |
Konudaki Cevap Sayısı: 1 Konunun devamını görebilmeniz İçin Üye olmanız gerekmektedir Lütfen Üyelik İçin tıklayınız.. |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sabır:))) | akasya | Yazılar | 1 | 19-05-2008 18:32 |
| ..: Seni Sabır ÇiçekLeri Gibi Hoş KokuLu Sevmiştim :.. | kardelen | Aşka Dair | 0 | 24-04-2008 02:18 |
| yardım....? | FeYeZaN | Bilgisayar Programları | 4 | 20-04-2008 17:07 |
| taner - yardım et | kataki | Video Klipler ( Online Video ) | 0 | 11-03-2008 21:28 |
| Bir günlük namazla ne kazanıyoruz? | SILA_20 | Dini Paylaşım | 1 | 31-01-2008 12:28 |
WEZ Format +3. Şuan Saat: 09:36.
































Normal


