Forum Sevdam
Nickiniz
Şifreniz

Hediyeler    Anasayfa    Gruplar    Etiketler    Blog    Yardım    İletişim
Forumdan En İyi Şekilde Faydalanmak İçin KAYIT Olmanız Gerekmektedir.    

Geri git   Forum Sevdam > Genel Kültür > Edebiyat > Hayata Dair

Bu Bölümlerimizi İncelediniz mi ?:

"Doğru" ile "Doğru" Arasında Zor Seçim

Hayata Dair


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-06-2008, 22:16   #1
üÇ kaLp . .

28 Oca 2008
... N ` ıN ..
:
Yaş: 17
Ruh hali:
Ettiği Teşekkür: 484
315 Mesajına 536 Kere Teşekkür Edlidi
Tepki Sayısı: 2
6 Mesajına 6 Kere Tepki Gösterildi
 
Tecrübe Puanı: 1279
ELaNoRa has a reputation beyond reputeELaNoRa has a reputation beyond reputeELaNoRa has a reputation beyond reputeELaNoRa has a reputation beyond reputeELaNoRa has a reputation beyond reputeELaNoRa has a reputation beyond reputeELaNoRa has a reputation beyond reputeELaNoRa has a reputation beyond reputeELaNoRa has a reputation beyond reputeELaNoRa has a reputation beyond reputeELaNoRa has a reputation beyond repute
 ELaNoRa isimli Üye şimdilik offline konumundadırOffline  



Standart "Doğru" ile "Doğru" Arasında Zor Seçim





"Doğru" ile "Doğru" Arasında Zor Seçim

Değişim, yaşamın tüm alanlarını dönüştürürken en çok da değerlerimizi etkiliyor. O güne kadar yaptıklarımızda ısrar ederek, hayatımızı sürdüremeyeceğimizi farkediyoruz. Bazen değerlerimizi de bir daha gözden geçirmek zorunda kalıyoruz.

Aslında değişen ve geçerliliğini yitiren değerler değil, farklı durumlarda onlara yüklenen anlamlar ve önem. Evrensel değerler hep vardı, hep olacak. Bizi zorlayan, değerlerimizi değişen koşullarda yeni durumlara nasıl uyarlayacağımızı bilememek, bazen de yanılgıya kapılıp koşullar değişti diye değerlerimizden vazgeçmek, yenilerinin peşine düşmek. Tezat gibi gelebilir, ancak değerlerini güncelleştirebilen ve özünü feda etmeden yeni durumlara uygulayabilen kişiler, o değerlere gerçekten inanan, sahip çıkan namus ve vicdan ahlakına varmış kişilerdir. Böyle kişileri genellikle “olgun ve tutarlı” olarak niteleriz.

Değerlerin ardında bir tehlike vardır: Herkes kendi “doğru bildiğini yapma”ya, “sadece Allah’a karşı hesap verdiğini”, “vicdanının rahat” olduğunu söylemeye başlarsa, bir değerler kargaşasıyla karşı karşıya kalırız. Etik, bireysel yargılara bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir. İşte o zaman herkesi kendi vicdanının yanı sıra, topluma ve üst değerlere karşı da sorumlu tutacak düzenlemeler gerekir.

Etik, “iyi” ve “doğru” davranışlar için normlar koyar, standartlar belirler, uygun davranışları gösterir, ikilemler karşısında ahlaki kararlar verilmesine yardımcı olur. Ahlak ve etik kimi zaman eşanlamlı kullanılsa da aslında ahlak, davranışları “doğru-yanlış”, “iyi-kötü” diye yargılarken başvurduğumuz, zihnimize kazınmış kültürel değer ve ilkelerdir. Etik ise, ilkelerin kararlara uygulanması, davranışlara dönüşmesidir. Etik kodlar bize hangi durumda hangi değerlere öncelik vermemiz gerektiğini ve hangi davranışı seçmemizin uygun olduğunu söyleyen kurumsallaşmış rehberlerdir.

Ancak hayat her zaman karşımıza yalın durumlar çıkarmaz. Çoğu zaman iyi ile kötü arasında değil, farklı anlamları, farklı çekicilikleri olan “doğrularla doğrular” arasında seçim yapmak zorunda kalırız. İş hayatında etik çalışmalarıyla tanınan Harvard Üniversitesinin hocalarından J. Badaracco’nun verdiği bir örneği düşünelim: Bir akşam kapınız çalınıyor, bir iş arkadaşınız size bir şey danışmak istediğini söylüyor. Eşiyle yıllardır hayalini kurdukları evi bulduklarını, epeyce borç altına gireceklerini anlatıp fikrinizi soruyor. Üç ay içinde arkadaşınızın başında olduğu bölümün feshedileceğini, kendisinin de işten çıkarılacaklar listesinde olduğunu biliyorsunuz. Ancak bu bilgi gizli. Arkadaşınıza ne dersiniz? Evrensel değer, doğruyu söylemenizi emrediyor. Kültürel değer, size güvenen bir arkadaşınızı, kendisini bekleyen tehlikeye karşı uyarmayı vurguluyor. Kurumsal etik, bilgiyi gizli tutmanız gerektiğini söylüyor. Seçeneklerin hepsi meşru ve doğru. Bu doğrular labirentinden nasıl çıkmalı?

Böyle durumlarda insanın zekası, analitik düşünme yeteneği, yaratıcılığı ve tabii ki sağlam değerleri özgün çözümler üretir. Arkadaşınıza ne acımasız gerçeği söylemek, ne kurumsal bir bilgiyi açıklamak, ne de onu ortada bırakmak zorunda değilsiniz: “Sizin için çok sevindim. Ben kendi adıma, başka bir güvencem yoksa, böyle bir şeye cesaret edemezdim. İş ortamı malum. Hiç birimiz yarın işimizin ne olacağını bilemiyoruz.”


İmzamDisplay Signature
Digg this Post!Add Post to del.icio.usFurl this Post!Facebookta paylaş!!Google'da PaylaşYahoo'da PaylaşLive'da Paylaş!
Alıntı ile Cevapla
ELaNoRa Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
OnLy (06-06-2008)

 

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 18:25.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Yahoo bot last visit powered by MyPagerank.Net Powered by  MyPagerank.Net Join 4Shared Now! Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192