Gizliydi belki de her şey, derinlerde yaşanılan ama bir türlü açığa çıkmayan. Yıllar boyu beklemek ya da sevdiğini söyleyemeden her gece yastığını ıslatmak mıydı sevmek? Gözlerini tavandan ayırmayıp, onun sevdiği şarkıları düşünmekti belki de, umudunu yitirmeyip, bir gün her şeyin güzel olacağına inanmaktı belki de, bilmiyorum. . .
Ölen ölür kalan sağlar bizimdir derler ya, hiç sağın kalmadığı bir savaştı bu. Yüreklerde oynanılan kışkırtıcı oyunlardı tamamı. Ne bir kazanan ne de bir kaybeden vardı, her şey bir oyundu ve her güzel şey çabuk biterdi. Uzanıp giderken, bir sahil kenarında kumların üzerine, ansızın bir dalganın gelip çarpması gibiydi gidişi. Yine de, yapacak bir şey yoktu, gitmişti…
Söylediklerini düşünmekti en acı olanı, gitmem gerek deyişini duymaktı yakıp kavuran içimi. Oysa onu mutlu görebilmek için feda edebileceklerimi hayal bile edemezdi, çünkü gitmişti. . . . .