
|
||||||
| Bu Bölümlerimizi İncelediniz mi ?: |
Şimdi ÜCRETSİZ Üye Ol!
|
Müebbet nefret
Hayata Dair
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |||
|
Gidiyorum Gündüz gece
![]() 04 Nis 2008
Bursa
:
![]() Yaş: 25
Ruh hali:
![]()
Ettiği Teşekkür: 1,491
345 Mesajına 537 Kere Teşekkür Edlidi
Tepki Sayısı: 5
5 Mesajına 6 Kere Tepki Gösterildi Tecrübe Puanı: 271
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Nefret edilen olmak istemez kimse. Birilerinin nefretine hedef olduğunun bilinmesini hiç hele.
"Durup dururken kimse senden nefret etmez, bir şey yapmışsındır ille de.." yargısı çarpılır çünkü nefret müştekisinin yüzüne. Savunma durumuna geriler insan şikayet ettiğinde ve bunu istemez kimse. Ve gerçekten ama gerçekten, bu nefreti hak edecek hiçbir kabahati, yanlışı, falsosu olmayanlar en çok zorlanır; suçsuzluğunu tevilde. "Ay Nişantaşı'nın caddelerine doluştular" cümlesine, en fazla "evet doluştuk, doluşmaya da devam edeceğiz" cümlesiyle karşılık verebilirler nefrete muhatap olanlar. "Sizin bizden nefret ettiğiniz kadar, biz de sizden nefret ediyoruz, asıl siz doluştunuz sokaklara, kenara kayın bakalım; yer açın bundan böyle bize" demezler işte. Nefrete nefretle karşılık vermek; hiçbirşey yapmadığınız halde gerilim çıkarmakla suçlanan siz gibilerin 'kabahatinin' tescili sayılacak, laik avazlar şimdiye dek olmadığı kadar açılacaktır, bilirsiniz nihayetinde. Gerçek bir kutuplaşma sayılabilecek bu durum, sizden nefret edenlerin nefret gerekçesini haklı çıkarmak anlamına gelecek; savaş başlayacak ve olan bu ülke adına sevdiğiniz her şeye olacaktır yüksek ihtimalle. Dolayısıyla nefretçiyle nefretçi olmamak, düşünerek hareket etmek kabiliyetinizi onlar hesabına ve lehine de kullanarak, muhatabı silahsız bırakmak gerekir. Bunu ne için yapar insan; isyan ile vicdan arasında neden gidip gelir? Çünkü ortada "kırılıp dökülecek bir şeyler" vardır. Çünkü bu ülkede gerilimi asıl çıkaranların; "Memlekete şeriatı getirecekler, şöyle yapacaklar, böyle edecekler" diyerek gerildiklerini iddia edip, gerilim de gerilim diye ortalığı ayağa kaldıranlar olduğunu söylediğinizde, gerilimin hipertansiyonunu sizin ateşlediğiniz iddia edilir. Kimse ayakta duramayacak hale gelebilir. Çünkü, "bize kendimizi açık hissettiriyorlar, eyvah üniversitelere girecekler, tabi olduklarını söyledikleri kurallara kendileri uymuyorlar başlarını örtüyor, daracık blue jeanlerle dışarı çıkıyorlar" demenin nefretin som noktası olduğunu söylediğinizde ve karşılığında, "Pekala, siz de bize kendimizi fazla kapalı hissettiriyorsunuz; başörtülülerin üniversiteye girmesini istemeyenler önce faşizm tedavisinden geçirilip sonra alınsın okullara" dediğiniz anda, çatışmanın fitiline kibrini çaktığınız söylenir. Ateş herkesi yutacak kadar büyüyebilir. Bu nedenle, artık bundan kelli, vakur, akıllı, sakin, serinkanlı, ılımlı, ağırbaşlı, hiddetsiz olması gereken sizsinizdir. Siz hiç başörtülü bir kadının, bir başka kadından sırf açık olduğu için nefret ettiğini söylediğini duydunuz mu? Ben duymadım. Ama aksi örnekleri sorarsanız yüzlercedir. Buyrun en günceline; Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi'nin eşi Aysel Ekşi'ye: Emre Aköz'ün dünkü (21.07.2008) Sabah'ta da aktardığına göre: The Times'tan Janice Turner, "İslam ve Türkiye'deki Büyük Türban Savaşı" adlı incelemesini hazırlarken 72 yaşındaki Bayan Ekşi'yle konuşurken, Cumhurbaşkanı eşi Hayrunnisa Gül'le de görüşeceğini söylüyor. Bunun üzerine Aysel Hanım, hışımla masaya vurarak bağırıyor: "O kadından nefret ediyorum". "Örtülü kadınları dışarıya karşı imaj bozmakla" suçlayan kesimden bir kadın olarak, dışarıdaki imajımızı filan düşünemeyecek denli gözünü karartmış bir öfkeyle kendini kaybederek hem de� Geçtiğimiz haftasonu da (19.07.2008) Ayşe Böhürler benzer bir nefrete mutahap olmuş kişisel deneyimlerini aktarıyordu okurlarına: Çektiği bir edebiyat belgeseli için görüşmek istediği, kendine "solcu" diyen bir yazarın "Ben bir başörtülü ile karşı karşıya olamam, soruları başka birisi sorarsa katılırım" deyişini ve devamını, işyerinin Fatih'te olması bile bir kabahat olan bir başörtülü olarak kimbilir hangi duygu salınımları içinde anlatıyordu sakince� Nefret eden, nefretini dizginlemeyen, dizginlemeye çalışmayı bile bir tür mağlubiyet addederek reddedenlerin; apaçık ve kinle, tahrikle dolu dolu üstünüze boca ettikleri bu kızgınlıktan nasipsiz kalmış bir "göz önünde başörtülü" var mıdır, bilmiyorum. Bildiğim o ki; bu terbiyesizliklerin, tahammülsüzlüklerin ardında, köyden gelmiş yeğeni Kınalı Yapıncak'ı ancak tavanarasına yakıştıran ya da müştemilatta yatması gereken bir alttür olarak kodlayan ve bit taramasından, tırnak kontrolünden geçirecek denli aşağılayan bir bilinçaltının teşrihi var. Öyle ya, 'Kınalı Yapıncak'lar bile, medeniyetin ve doğru yolun ancak açılmaktan geçtiğini öğrenip, saçını başını yaptırıp havalı ve askılı gece elbiseleri giyerek 'ortamlara dahil olunabilineceğinin' farkına varabiliyorsa, bu kendini bilmezlere ne oluyor yani, değil mi? Kendisine yöneltilmiş nefreti 'onlar gibi olarak' sevgiye tahvil etmeyi, en azından nötralize etmeyi tercih etmeyen, bunu onurlu bulmayan, ödenebilir bir bedel olarak görmeyen; 'doğru yolu' bulması gerektiğine inanmayan, resmi haritalardaki tüm yön levhalarının gösterdiği kıble dışında da macera istikametleri bulunabileceğini bilenler, nefretin kapkara patlamalarını hep sırtında hissedecek. ''Özlem ALBAYRAK'ın 22 Temmuz 2008 tarihli yazısı'' |
|||
İmzam![]() |
|
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bir iliskideki en cok nefret ettiginiz gereksiz davranis nedir? | HaLiL | Geyik Masası | 18 | 27-11-2008 21:19 |
| Telefonda En nefret ettiğiniz Durum? | TuaNa | Forum Anketleri | 13 | 15-07-2008 18:24 |
| Diyarbakır bombacısına 9 kez müebbet | PoYRaZ | Arşiv | 1 | 12-03-2008 15:05 |
WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:25.






























Normal

