Forum Sevdam
Nickiniz
Şifreniz
Sponsor Linkler

Hediyeler    Anasayfa    Gruplar    Etiketler    Blog    Yardım    İletişim
Forumdan En İyi Şekilde Faydalanmak İçin KAYIT Olmanız Gerekmektedir.    

Geri git   Forum Sevdam > Genel Kültür > Biyografi > Iz Bırakanlar

Bu Bölümlerimizi İncelediniz mi ?:
Şimdi ÜCRETSİZ Üye Ol!
Forumumuza kaydınız bulunmamaktadır. Hızlı ve Ücretsiz olarak forumumuza aşağıdaki formu doldurarak üye olabilirsiniz.

Üye adı: Şifre: Şifre Onay: E-posta: E-posta Onay:
Doğum Gününüz:     Cinsiyet:    
Grafik Doğrulaması
  Forum kuralları kabul ediyorum. 


Zahit Güngör Kimdir?,Zahit Güngör Hayatı,Zahit Güngör Biyografisi

Iz Bırakanlar


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14-08-2008, 14:12   #1
FS Üyesi

14 Ağu 2008
:
Yaş: 17
Ettiği Teşekkür: 4
4 Mesajına 4 Kere Teşekkür Edlidi
Tepki Sayısı: 0
0 Mesajına 0 Kere Tepki Gösterildi
 
Tecrübe Puanı: 0
küppra is on a distinguished road
 küppra isimli Üye şimdilik offline konumundadırOffline  



Standart Zahit Güngör Kimdir?,Zahit Güngör Hayatı,Zahit Güngör Biyografisi


Üsteğmen Zahit Güngör (1882 - 1916)




Çanakkale Savaşlarında kahramanlık gösteren pek çok jandarma personelinden biri de Üsteğmen Zahit’tir. Üsteğmen Zahit, Gümüşhane'nin Şiran içerisinden Yetimoğlu Mustafa’nın oğludur.
1882 yılında doğmuş, 29 Temmuz 1903’ te jandarma eri olarak Silahlı Kuvvetlere katılmıştır. Yedi yıl çeşitli hizmetlerde bulunarak amirlerinin takdirlerini kazanmış ve subay olması için İstanbul Jandarma Subay Okuluna gönderilmiştir. Bu okulun iki yıllık eğitimini başarı ile tamamladıktan sonra, 25 Mart 1912'de teğmen olarak okuldan mezun olmuştur. Atandığı Sivas İl Jandarma Alay Komutanlığına bağlı birliklerde başarılı görevler yapmış, bu görevler sonunda birçok ödül ve takdirname almıştır.
Teğmen Zahit, Birinci Dünya Savaşı başlayınca Ankara Seyyar Jandarma Alayı emrine atanmıştır. Bir süre sonra İzmir’e giden Alay, burada Enver Paşa ve Mareşal von der Goltz tarafından denetlenmiş, savaş yapabilecek durumda olduğu görüşünce, 62’nci Piyade Alayı adıyla 20’nci Tümenin kuruluşunda yer alarak, Çanakkale Savaşlarına katılmıştır.
62’nci Alay, Çanakkale Cephesinin güney kesimindeki en kanlı muharebelerin yapıldığı Kerevizdere de bulunuyordu. Bu alayın 1. Taburunun 3. Bölüğü, Kerevizdere’nin Şehitler Tepesi’nde çok kanlı, çetin muharebeler yapmak zorunda kalmıştı. İki tarafın siperleri arasındaki mesafe en fazla 30 metre idi. Bazı yerlerde bu mesafe 3-4 metreye kadar iniyordu. Her iki taraf da toprağa iyice gömülmüşlerdi. Fırsat buldukça siperlerini geliştirmek, sığınakları ıslah etmek için canlarını dişlerine takarak çalışıyorlardı. Mevzilerinin yakınlığı nedeniyle taraflar birbirlerinin adeta soluk alıp verişini hissediyorlar, birbirlerinin çabalarını etkisiz hale getirmek için gece gündüz demeden uğraş veriyorlardı. Bir siperden atılıp karşı tarafın siperleri içine düşen el bombası birkaç kişiyi öldürüyor veya yaralıyordu. Karşılıklı süngüleşme ve baskınlar yapılıyor. Göğüs göğse acımasız bir savaş, aralıksız sürüp gidiyordu. Teknik bakımdan üstün olan İngilizler, Kara Kedi adı verilen bombalarla bize büyük kayıplar verdiriyorlar, mevzilerimizde büyük yıkıntılara neden oluyorlardı. İşte bu kanlı muharebelerin birinde 62.Alay 4.Tabur Bölük Komutanlarından biri şehit olunca, daha önce Şehitler Tepesi’ndeki çatışmalarda büyük başarılar gösterdiğinden dolayı 14 Eylül 1915’te üsteğmenliğe yükseltilen 3’üncü Bölük Takım subaylarından Zahit, bu bölüğün komutanlığına atandı.
Zahit; uzun boylu, sarışın ve yakışıklı bir subaydı. Komutanlığına atandığı yeni bölükte, durup dinlenmeden, tükenmek bilmeyen bir enerji ile çalışarak, düşmanın yıktığı siperleri kendisi de erleriyle birlikte çalışarak bir gecede tamir ediyor, yeniden düzene sokuyordu. Fakat düşman, gece yapılan, onarılan bu siperleri ertesi gün tekrar yıkıyordu. Üsteğmen Zahit ve yiğit erleri, gece canlarını dişlerine takarak bu siperleri yeniden onarıyorlardı. Böylece günler ve aylar akıp gidiyordu.
Üsteğmen Zahit, gene böyle bir gün yıkılan mevzileri onarmakla uğraşırken Alay Komutanı Binbaşı Nazmi (sonraları Vali, Genel Müfettiş, Milletvekili Nazmi Toker) onun bölüğüne de gelerek çalışmaları yakından izledi. Üsteğmen Zahit, onardığı siperleri komutanına gösterdi. 3-4 metre ötede korkunç bir yılan gibi uzanıp giden düşman hatları hakkında komutanına bilgi verdi ve silahların nerelerde mevzilenmiş olduklarını gösterdi. Uzayıp giden siperler içinden komuta yerine dönmekte olan Alay Komutanı, en tehlikeli bölgede düşmanın öldürücü ateşleri altında günlerdir duran bu kahraman subayı hiç olmazsa birkaç gün nasıl dinlendirebileceğini düşünüyordu. Alay Komutanı, Tabur Komutanına Zahit in bölüğünün başka bir bölükle değiştirilmesinin uygun olacağını bildirdi. Bunu öğrenen yiğit subay, Tabur Komutanını;
“Komutanım, ben bu bölgeye alıştım, girdisini çıktısını öğrendim. Bizim yerimize gelecek bölük alışıncaya kadar çok sıkıntı çekecektir. Alay Komutanımın ellerinden öperim ve beni değiştirmemesini istirham ederim. Bölüğümle burada çok iyi işler görebilirim. Eğer buradan alınırsam çok üzülürüm,” diyerek yerinin değiştirilmemesini istedi.
Onun, bu içten gelen isteği komutanlarınca kabul edildi. Aradan geçen günler, Zahit in hakli olduğunu ortaya koydu. Her geçen gün ona yeni bir başarı kazandırıyor ve arkadaşları arasındaki ününü artırıyordu.
1915 yılı Ağustos ayında aldığı yeni takviyelerle giriştiği taarruzlarda da başarı kazanmayan ve Türk askerinin vatan aşkı ile dolu çelik göğsünü aşarak İstanbul’u almaktan ümidini kesen düşman, 1915 yılı sonlarına doğru cepheyi boşaltmaya karar vermişti. Düşmanın bazı hazırlıklar yaptığı gözleniyordu. Bu hazırlıkları öğrenmek için geceleri küçük kuvvetlerle yapılan baskınlardan birine düşmanın alışagelenden çok daha fazla ateşle karşılık vermesi üzerine Üsteğmen Zahit, bunun bir çekilme hareketini gizlemek amacıyla yapılmakta olduğundan kuşkulanarak 8-9 Ocak 1916 da bütün bölüğüyle birlikte saldırıya geçti. Şimdi gecenin zifiri karanlığı içinde cehennemi andıran bir boğuşma başlamıştı. İşaret fişekleri gecenin bağrında kanayan bir yara gibi yanıp sönüyor, aydınlatma mermileri karanlık denen devi yere yıkarak bölgeyi kısa bir süre için gündüze çeviriyordu. Bu arada vatanlarını kurtarmak için en aziz varlıkları olan canlarını fedada en ufak bir duraksamada bulunmayan yiğitlerle, her türlü modern ve öldürücü silah ve gereçlere sahip bir ordunun çok üstün kuvvetleri arasında, amansız bir boğuşma sürüp gidiyordu. Süngü şakırtıları ile Allah Allah sesleri ve Hurra nidaları birbirine karışıyordu. Türk askeri, kükremiş bir aslan gibi saldırıyor, İleri, İleri haykırışlarıyla birbirini yüreklendiriyordu. Üsteğmen Zahit, adeta masal kahramanları gibiydi. Kalpağı başından düştüğünden dolayı rüzgarın etkisiyle dalgalanan sarı saçları, alev alev yanan gözleriyle, bölüğün en önünde ilerliyor ve bir an evvel denize ulaşmaya çalışıyordu. Bu arada yakınında patlayan bir mayın onu yere serdi. Yüzü, gözü toprak, üstü başı kan içinde idi. Yarasının ağırlığı hemen belli oluyordu. Biraz evvel başında koştuğu bölüğünü şimdi ancak bakışlarıyla izliyordu. Az sonra ruhunu teslim ederken, dudaklarından ebedi saadete erenlerde görülen bir gülümseme vardı.
Üsteğmen Zahit, Çanakkale Savaşının son şehitlerindendir. Cesedini gömmeden evvel ceplerinde yapılan aramada karısına yazılmış, fakat gönderilme imkanı bulunamamış bir vasiyetname çıktı. Üsteğmen Zahit’in bugün elimizde ne bir fotoğrafı, ne de mezarı vardır. Çanakkale Savaşında can veren binlerce yiğit Türk evladıyla beraber gönüllerimizde yaşamaktadır. Aziz hatırasına hürmet olmak üzere de, Kara Hüseyin tarafından çevrilen vasiyetnamesi aşağıya alınmıştır:
"Aziziye (Pınarbaşı) İlçesinin Kılıç Mehmet Bey Köyünden Ahmet Efendi kızı eşim Hanife Hanıma.

1. İşte bugün seferberlik ilan edildi. Ben hem kendim, hem mesleğim itibariyle tam bir asker, hem şerefli bir askerim.
2. Asker olmam nedeniyle, sevgili vatanımı savunmaya gidiyorum. Gidip gelmemek, gelip bıraktıklarımı bulmamak da olabilir. Bu gibi durumların insanlık aleminde meydana geleceği imkar olunamaz.
3. Böyle olmakla beraber şu vasiyetnameyi yazmak hemen ölmek demek değildir.
4. Ulu Tanrı ve İlahi mukadderat ben seni, seni beni tanımadığımız ve bilmediğimiz halde, uzak bir memleketten bizi birbirimize nasip etti. Allah'ın emrine ve Peygamberin kavline uygun olarak nikahımız kıyıldı. Yaşadığımız sürece geçimimizi sağlamaya çalıştım. Fakat, bizi toparlayıp bir araya getiren devletimizi harp ilan eder ve ben de Vatanım uğruna şehit olursam, Ulu Tanrı elbet ruhlarımızı birbirine kavuşturur. Vatan uğruna şehit olursam bana ne mutlu. Böyle bir hal olduğunda mevcut olan eşyam ve taşınabilir mallarımdan mihri müeccelinizi almanız için sizi vekil olarak görevlendiriyorum. Eğer bunlar yetmezse hakkınızı helal edeceğinize ve beni borçlu yatırmayacağınıza eminim.
5. Birbirimize verdiğimiz sözlerden dönmemenizi ister ve umarım. Ruhuma bir mevlit okutmak vicdanınıza kalmıştır. Kendim için başka bir şey istemiyorum. Şehitlik bana yeter.
6. Altı maddeden ibaret bu vasiyetnamemi aldığınız zaman yüksek sesle ağlamanıza razı değilim."

Bu mektubun içinde kırmızı kurdeleye bağlı bir de altın gibi sapsarı bir demet saç bulunmuştur. Bu saçlar, aziz şehit'in biricik yavrusu Nadide'ye aitti.
Kaynak:
Em. Tümg. Hüseyin IŞIK
Silahlı Kuvvetler Dergisinin 265. sayısından alınmıştır.
(MART 1978)



Gümüşhane’nin Şiran ilçesinden Çanakkale şehidi 20. piyade tümeni 62. Alaydan Üsteğmen Zahid Gümüşhane’nin Şiran İlçesinde düzenlenen bir törenle adına İlçe girişinde anıt yapıldı. Şehit Üsteğmenin adı Şiran İlçesindeki giriş caddesine verildi.

Şehit Üsteğmen Zahit anıtın açılışı için düzenlenen törene dönemin Gümüşhane Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Mehmet Keser, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcısı M.Cihan Kısa, Emniyet Müdürü Ali Tom, Gümüşhane eski Milletvekili Bedri Yaşar, Şehit Üsteğmenin yakınları vatandaşlar ve öğrenciler katıldılar.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından sunuculuk görevini öğretmen Tuğba Yıldırım Şehit Üsteğmen Zahit’in öz geçmişini ve vasiyetini okumak için kürsüye geldi.Üsteğmen Zahid ile ilgili vasiyeti okurken çok duygulanan Öğretmen Tuğba Yıldırım yerini öğretmen arkadaşı Yasin Atmaca’ya bırakmak zorunda kaldı. Protokol sıralarında oturan Şehit Üsteğmenin yeğeni Yemliha Kıran ise gözyaşlarını tutamadı.

Gümüşhane İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Mehmet Keser, geçen yıl haziran ayında Jandarma Dergisinde yayınlanan ‘Kahraman Asker’ başlıklı makaleyi okuduğunu ve Şehit Üsteğmen Zahit’in Şiranlı olduğunu öğrendiğini belirterek” Bu nedenledir ki bu şehidimizin Şiran İlçemize adına bir anıt yapmayı planladık. Anıtın yapılmasında eski Parlamenterimiz Bedri Yaşar’ın, ilçe kaymakamının, belediye başkanlarımızın, Şiranlıların büyük desteğini gördük. Çanakkale’de yapılan meçhul asker anıtı dışında belki de ülkemizde ilk defa bir Çanakkale Şehidimiz için bir ilçeye anıt yapılmış oldu. Bu da bizlere nasip oldu” dedi

HER ZAMAN HAZIRIZ
Kıdemli Albay Mehmet Keser Çanakkale Zaferinin Üsteğmen Zahitlerin, Mehmetlerin, Ahmetlerin, Hasanların zaferi olduğunu belirterek “Günümüzde de ülkemizi bölmek isteyen iç ve dış mihraklara karşı aynı mücadele azmiyle dopdoluyuz. Şehit olmaya hazırız. Bu vatanı böldürmeyeceğiz. Bu Milletin birliğini bozdurmayacağız.Bu Ülke sonsuza dek yaşayacak, bu Bayrak sonsuza dek dalgalanacaktır.

VATAN SINIRLARI KANLA, CANLA ÇİZİLİR
Gümüşhane Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ise vatanın birliği ve bütünlüğü doğrultusunda canını seve seve veren şehitlerle dolu bir millet olduğumuzu belirterek” Vatan, onun uğruna canını seve seve veren bir milletle bütünleşirse vatan olur. Vatan, sınırları o milletin kanıyla, canıyla çizilirse yurt olur. Bin yıllık Anadolu tarihi her dönemde iç ve dış tehditlere, düşmanlara, devletin birlik ve bütünlüğüne dönük saldırılara karşı net ve açık olarak milli duruşunu her dönemde sergilemiştir.Vatanı için bir gül bahçesine girercesine canını seve seve vermiştir. Çanakkale Savaşları tahmin edilemeyen bir mücadeleye sahne olmuştur. Nice askerlerimiz çoluğunu, çocuğunu, bırakarak yurt savunması için cepheye koşmuştur. İşte bu ülke böyle kahramanlar çıkardığı için bahtiyardır. Şiran böyle bir kahraman çıkardığı için mutludur. Bu ülke şehitleriyle bir bütündür.Tüm şehitlerimizin huzurunda saygı ile eğiliyorum.” dedi.
Yapılan konuşmalardan sonra Şehit Üsteğmen Zahit Güngör’ün adının verildiği sokağa Vali Güzeloğlu, Albay Keser ve Şehit Üsteğmenin yakınları ile birlikte tabela dikildi ve Üsteğmen için yapılan anıtı örten Türk Bayrağı kaldırılarak Şehit Üsteğmen Zahit Güngör adına yapılan anıt açıldı. 2004




Kaynaklar
Çanakkale Valiliği, Dr. Erol Mütercimler
İmzamDisplay Signature
Digg this Post!Add Post to del.icio.usFurl this Post!Facebookta paylaş!!Google'da PaylaşYahoo'da PaylaşLive'da Paylaş!
Alıntı ile Cevapla

 

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Aslı Güngör - İzmir Bilir Ya TuaNa Video Klipler Download 0 09-06-2008 23:37
Asli Gungor - Izmir Bilir ya TuaNa Resimlerle Şarkılar 4 30-04-2008 20:28
Asli Güngör & ENBE-*Izmir Bilir Ya kardelen Video Klipler ( Online Video ) 2 23-04-2008 00:09
Aslı Güngör TuaNa Şarkı Sözleri 2 26-02-2008 21:26
AsLı GünGöR - Kalp Kalbe Karşı KubiLay Şarkı Sözleri 3 13-01-2008 02:02


WEZ Format +3. Şuan Saat: 22:28.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Yahoo bot last visit powered by MyPagerank.Net Powered by  MyPagerank.Net Join 4Shared Now! Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192