
|
||||||
| Bu Bölümlerimizi İncelediniz mi ?: |
Kadının Eğitim Hakkı...
Dini Paylaşım
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |||
|
حسبنا الله ونعم الوكيل
![]() 16 Oca 2008
Bir Mezar Taşının Musallaya Bakan Yüzündeyim...
:
![]()
Ruh hali:
![]()
Ettiği Teşekkür: 686
517 Mesajına 816 Kere Teşekkür Edlidi
Tepki Sayısı: 3
1 Mesajına 1 Kere Tepki Gösterildi |
EĞİTİM HAKKI
İslam'da ilim öğrenmek ve öğretmek konusuna büyük önem verilmiştir. Eğitim görmek meselesi, denilebilir ki, bir haktan çok bir vazife, bir sorumluluk durumundadır. Allah Resulü sahabesini hep ilme teşvik etmiştir. Nitekim pek çok sahabi, ilim aşkını yitirmemişler, hep öğrenip yaşamanın azmini ortaya koymuşlardır. Kabisa b. El Muharik şöyle anlatıyor: "Peygamber Efendimize gittim. Bana, 'niye geldin?' diye sordu. Ya Resulallah! Yaşım bir hayli ilerleyip kemiklerim artık incelmiştir. Sana Cenab-ı Hakk'ın yararlı kıldığı bir takım şeyleri bana öğretmen için geldim' dedim. Peygamber (s.a.v), 'Sen hangi taşın, hangi ağacın ve hangi toprak parçasının yanından geçmiş isen, sana Allah'tan mağfiret dilemiştir' buyurdu". Gerek Asr-ı Saadet'te ve gerekse daha sonraki dört halife devrinde, ilim öğrenme ve öğretme konusunda kadınların çok aktif bir rol üstlendiklerini görüyoruz. Asr-ı Saadet kadınları içerisinde Hz. Ayşe'nin ilmî sahada çok ayrı bir yeri vardır. Zira, Hz. Ayşe validemiz son derece zeki, bilgili ve dirâyetli bir kadındı. Peygamberimizin yaşam tarzını çok iyi bildiği için, fıkıh ilminde pek çok âlimin hatalarını düzeltirdi. Pek çok hadisin de mükemmel bir tarzda izahlarını yapmıştır. Ona 'ilk kadın müçtehit' desek yanlış olmaz. Ebu Musa El Eş'ari diyor ki: "Biz Resulullah'ın ashabı olarak bir hadisi anlamakta güçlük çektiğimizde onun anlamını Hz. Ayşe'ye sorar ve ondan muhakkak bir cevap alırdık". Urve Hazretleri de Hz. Ayşe için, "Fıkıh, tıp ve şiir ilminde Hz. Ayşe'den ileri bir kadın görmedim" demektedir. Hişam b. Urve'den nakledildiğine göre; "Bir gün Hz. Ayşe'nin huzuruna çıktım ve ona şöyle dedim: 'Ey anacağım, fıkıh ilmini Peygamber hanımı olduğun için, nesep ilmini ve tarih olaylarını da Ebu Bekir gibi asil birinin kızı olduğun için biliyorsun. Bunlara şaşmıyorum. Ama tıp ilmini nereden biliyorsun, doğrusu bunu merak ediyorum'. Şöyle cevap verdi: 'Resulullah'ın son günleri hep hasta geçiyordu. Bense onu rahatlatmaya çalışıyor ve tedavi yolları arıyordum. İşte tedavi ilmini böyle öğrendim". Hz. Ayşe Arapça'yı çok güzel konuşan, etkileyici üsluba sahip, abide bir kadındı. Ahnef b. Kays şöyle diyor: "Ebu Bekir'in, Ömer'in, Osman'ın, Ali'nin hutbelerini dinledim. Fakat Hz. Ayşe'nin sözlerinden daha etkileyici sözler söyleyen bir Allah kulu görmüş değilim". Hz. Ayşe, Allah'ın Resulü'nden 2210 hadis rivâyet etmiştir. En fazla hadis rivâyet eden sahabelerin ikincisidir. Peygamberimizin amcası Hz. Abbas'ın hanımı olan Ümmü-l Fadl da devrinin ilim sahibi kadınlarındandı. Hz. Abbas'ın Müslüman oluşunda, zeki ve bilgili bir kadın olan Ümmü-l Fadl'ın büyük etkisi olmuştur. Resul-i Ekrem kadınların okuma yazma öğrenmelerini ister ve buna teşvik buyururlardı. Okuma yazma bilen zeki ve tecrübeli bir kadın olan Şifa Hatun'dan, kendi eşi Hafsa'ya yazı yazmayı öğretmesini istemiştir. Medineli kadınlar Resulullah'ın huzuruna varmış ve "erkekler her zaman yanınıza gelip ilim öğreniyor, bilmediklerine vâkıf oluyorlar. Biz ise onlardan fırsat bulamıyoruz. Bize özel bir gün ayırın da gelip sizi dinleyelim ve bilmediklerimizi öğrenelim" demişlerdi. Resulullah da onlara bir gün tahsis etmişti. O gün kadınlara vaaz eder, emir verirdi. Hz. Ayşe şöyle der: "Ensar kadınları ne iyi kadınlardır. Sıkılganlıkları dinlerini öğrenmelerine mani olmamıştır". Tabiin kadınları da ilmî konularda gâyet bilgiliydiler. Süfyan-i Sevri'nin annesi oğluna her zaman şöyle nasihat ederdi: "Ey oğlum, sen ilmi elde et. Ben yün eğirerek, iplik satarak geçimimi sağlarım. Sakın ilim yolundan ayrılma. Ey oğlum! On cümle yazdığında bir bak kendine. Yürüyüşünde, oturuşunda, kalkışında bir değişme var mı? Eğer ilim seni olumlu yönde değiştirmemişse, sana ne faydası, ne de zararı dokunmayan abes bir şey yapmaktasın". Basra'da Tabii'nden Afsa ibn-i Şirin isminde bir kadın vardı ki ibadete düşkünlüğünün, zühd ve takvasının yanında, fıkıh ve hadis bilgisiyle de şöhret bulmuştu. Rivâyetlere göre 12 yaşında Kur'an-ı Kerim'i hıfzetmişti. Kardeşi, o devrin büyük alimlerinden olan İbn-i Şirin, çözemediği çoğu meseleyi ona havale ederdi. Bilhassa Kur'an kıraatı hususunda bir meseleyle karşılaştığında şöyle derdi: "Gidin Hafsa'ya sorun. Bakın bakalım nasıl oluyor?" Zira Hafsa Hatun'un Kur'an kıraatı pek çoğundan yüksek bir düzeyde idi. Aynı zamanda zekası ve nükteleriyle de meşhur olmuş bir hanımdı. Çağdaşları bu büyük kadını birçok ünlü âlimden üstün tutmaktadır. Hişam b. Hassan, "Ben Hasan El Basri'yi, İbn-i Şirin'i görmüş biriyim. Ama Hafsa Hatun'dan daha akıllı birini tanımıyorum" der. Rabiatü'l Adeviyye Hazretleri de, tasavvuf ilminde çığır açmış büyük mutasavvıf kadınlardan biri idi. Hicri II. asırda tasavvuf onunla birlikte yeni bir yoruma kavuştu, Basra'dan Bağdat'a yayıldı. Rabiatül Adeviyye, tasavvufta Hasan-ı Basri'nin başını çektiği Havfullah (Allah korkusu) kavramının yanında Muhabbetullah (Allah aşkı) ekolünü getirmiştir. Daha sonraki asırlarda İmam-ı Gazali kendisinden etkilenerek tasavvuf sistemini kurmuştur. Rabia, Basra'nın biraz dışında bir evde otururdu. Kendisine gelen insanları eğitir, onlara öğüt verirdi. Süfyan-ı Sevri, Hasan El Basri, Malik b. Dinar gibi zamanın en zeki ve en âlim zatları kendisinden öğüt dinlerdi. Bu örnekler pek çoktur. Biz bu esere yalnız belli başlılarını almakla yetindik. İslamî ilimlerin öğrenilmesi, gelişmesi, yayılması ve sistemleşmesi yolunda kadınların önemli bir rolü olmuştur. İslam tarihinin ilk beş asır içinde yalnız hadis rivâyeti ve öğretimiyle meşgul olan kadınların sayısı üçyüzellinin üstündedir. |
|||
İmzam![]() |
|
| FeYeZaN Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
cokgen (24-10-2008)
|
![]() |
Konudaki Cevap Sayısı: 1 Konunun devamını görebilmeniz İçin Üye olmanız gerekmektedir Lütfen Üyelik İçin tıklayınız.. |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| eğitim, feyezan, hakkı, kadının |
«
iSTERMİSİN.....
|
Merhamet
»
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hanım Hakkı | akasya | Dini Paylaşım | 3 | 06-06-2008 10:18 |
| Koca Hakkı | akasya | Dini Paylaşım | 2 | 05-06-2008 13:28 |
| İslâmın Kendini Tanıtım Hakkı | ßesgen | Dini Paylaşım | 0 | 26-04-2008 22:27 |
| gözyaşımın hakkı ödenmez!!! | ömrüm | Aşka Dair | 4 | 19-02-2008 13:07 |
| Tüp bebeğe miras hakkı yok | TuaNa | Sağlık Gündemi | 0 | 18-01-2008 15:46 |
WEZ Format +3. Şuan Saat: 00:07.































Normal


