
|
||||||
| Bu Bölümlerimizi İncelediniz mi ?: |
Oturan Boğa (Yerli Dilinde: Tatanka Iyotake)
Siyaset Politika
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | |||
|
BaBaCaN
![]() 11 Oca 2008
İstanbuL
:
![]() Yaş: 27
Ruh hali:
![]()
Ettiği Teşekkür: 1,989
839 Mesajına 1,496 Kere Teşekkür Edlidi
Tepki Sayısı: 5
53 Mesajına 61 Kere Tepki Gösterildi Tecrübe Puanı: 10000
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
(1831-15 Aralık, 1890)
ABD ordularına karşı savaşan son Yerli kabile şefidir. Sioux (Lakota) kabilesinin reisi ve 25 Haziran 1876'de 7. Amerikan Süvari Birliği'ni yenen 3.500 savaşçının lideridir. Soykırım korkusuyla kabilesini Kanada'ya göç ettirmiş ve 1881'e kadar orada yaşamıştır. Montana'daki bir ABD birliğine saldırınca yakalanmış, ancak Amerikan hükümeti tarafından affedilmiştir. Hayatının geri kalan kısmını, Vahşi Batı Sirki ile dolaşarak geçirmiştir. Büyük ilgi odağı olan Oturan Boğa, seyircilere kendi dilinde küfür ederken, halk kendisine gülmüştür. Aslında alakası olmadığı halde Hayalet Dansı hareketinin liderliği ile suçlanmış ve kendisini tutuklamaya gelen polisle çatışarak hayatını kaybetmiştir. Oturan Boga'nin beyazlar uzerine yaptigi bir konusmadan kesit "...sahip olma istegi onlarda bir hastalik olmus. Bu insanlar, zenginlerin bozabilecegi ama fakirlerin bozamiyacagi birçok kural koymuslar. Yönetici olan zenginleri güçlendirmek için fakirlerle güçsüzlerden vergiler aliyorlar. Bizim annemizin, topragin, kendilerinin oldugunu söylüyor, komsularini çitler yaparak kendilerinden uzaklastiryorlar; topragi binalariyla ve diger süprüntüleriyle çirkinlestiryorlar. Bu ulus, baharda yatagindan tasarak, yoluna çikan herseyi yokeden bir irmaga benziyor..." Oglalalarin Reisi Oturan Boga Her şey 1492'de, Christoph Colombus'un Amerika ismini verdiği topraklara ayak basmasıyla başladı. Yeni bulunan kıta, hemen ardından 'Avrupa yerlilerinin' istilasına uğradı. Önce Güney Amerika 'medenileştirildi'. Amazon'da o tarihe kadar görülmemiş kıyımlar, katliamlar yaptı 'uygar Avrupa'. Amazon'un sık ormanlarından, yağışından ve vahşi hayvanlarından korkan Avrupalılar, salgın hastalıklarla daha fazla mücadele edecek gücü bulamadı. Altın Şehir 'El Dorado'yu bulamamanın şoku ise Güney'de yaşadıkları en büyük hayal kırıklığıydı. Kuzey Amerika'ya doğru yelken açtılar bir süre sonra. Yaşanması daha kolay, verimli topraklara sahip Kuzey Amerika o tarihlerde Kızılderililerin anavatanıydı. Ama 'uygar Avrupa'ya karşı anavatanlarını kaybetmeleri çok uzun sürmedi. Görülmemiş bir katliam başladı Kuzey'de. Çatışmalarda canını kurtarabilen yerliler açlıktan, soğuktan veya hastalıktan ölüyordu. Beyazlar, Kızılderilileri sindirmek ve aç bırakmak için milyonlarca yaban sığırını öldürme politikası izliyordu. Kızılderili önderleri cesaretlerini yitirmişlerdi. General Amstrong Custer, 1860'larda 'baş temizlikçi'ydi. General için 'en iyi Kızılderili, ölü Kızılderili'ydi. Köklerini kurutmak için dağ-bayır dolaşıp insan avlıyor, savunmasız köyleri basıp ateşe veriyor, yeni doğmuş bebekleri, yatalak ihtiyarları kılıçtan geçiriyor, 'kaçışı kurtuluş' sananları kurşuna nişangah yapıyordu. İşte tam bu dönemlerde uzaklarda, Nevada'da, geleceği görebilen, ölülerle konuşabilen bir Kızılderili'nin yaşadığı söylentisi tüm Kızılderili topluluklarına yayıldı. Her Kızılderili reisi, bir büyük reisin gelip, kendilerini beyazların elinden kurtaracağına inanmaya başladı. Bu konunun araştırılması için tüm Kızılderili reisleri heyet gönderdi. Heyetin dönüşünü bekleyen Kızılderililerin çoğu kendilerinden geçerek ve bu olguya kendilerini iyice vererek dans etmeye başladı. Bu dans bir uyanışın, bir dirilişin habercisi gibi tüm Kızılderili toplumlarına yayıldı. Kızılderili önderleri ısrarla Büyük Kurtarıcı'nın geleceğini ve beyazların zulmünden kurtularak anayurtlarına kavuşacaklarını anlatmaya başladı. Beyazların 'Hayalet Dansı Ayini' adını verdikleri bu şölenler, yerlilerde bir silkinişi ve birlikteliği doğuruyordu. Çok geçmeden tüm kıtanın Kızılderilileri bu dansı uygulamaya başladı. Heyecan doruktaydı. Suskunluğu parçalayan çığlık giderek artıyordu. Yitirilen dağların, ovaların ağıdı koca birer yürek olup, ırmak olup akıyordu. Dönemin hükümeti bu yeni eylemden etkilenen yerlilerin üzerine silahlı güçler göndererek püskürtmeye çalıştı. Katliamlar birbirini kovaladı. Kızılderililere karşı sürek avı arttı. Hükümet, Hayalet Dansı ile gelen bu özgürlük kıvılcımını tehlikeli ve sakıncalı görerek, dansın yapılmasını tüm kabilelerde yasaklattı. Sioux şefi Oturan Boğa (Totanka Iyotake), Hayalet Dansı yasağına uymadığı için öldürüldü. Hayalet Dansı ve kuralları kuşaklar boyunca gizlilik içerisinde kabileler arasında sessizce uygulandı. Kızılderili tarihinde, kardeş dayanışmasının 'yenilmez güç' olduğunu kanıtlayan ilk lider, yaşlı Oturan Boğa oldu. |
|||
|
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 2008 yerLi top 10 List.! | 3zGim | Yerli ve Yabancı Top 10 | 5 | 12-11-2008 21:30 |
| KraL Tv yerLi Top 20List.! | 3zGim | Yerli ve Yabancı Top 10 | 0 | 04-05-2008 16:50 |
| Valinin koltuğuna oturan çocuğu şaşırtan soru! | kardelen | Arşiv | 0 | 22-04-2008 15:33 |
| YerLi top 10 List.! | 3zGim | Yerli ve Yabancı Top 10 | 11 | 06-04-2008 14:35 |
WEZ Format +3. Şuan Saat: 13:56.



























Normal


