Forum Sevdam
Nickiniz
Şifreniz
Sponsor Linkler

Hediyeler    Anasayfa    Gruplar    Etiketler    Blog    Yardım    İletişim
Forumdan En İyi Şekilde Faydalanmak İçin KAYIT Olmanız Gerekmektedir.    

Geri git   Forum Sevdam > Genel Kültür > Diğer Genel Kültür Konuları > Felsefe, Psikoloji ve Sosyoloji

Bu Bölümlerimizi İncelediniz mi ?:
Şimdi ÜCRETSİZ Üye Ol!
Forumumuza kaydınız bulunmamaktadır. Hızlı ve Ücretsiz olarak forumumuza aşağıdaki formu doldurarak üye olabilirsiniz.

Üye adı: Şifre: Şifre Onay: E-posta: E-posta Onay:
Doğum Gününüz:     Cinsiyet:    
Grafik Doğrulaması
  Forum kuralları kabul ediyorum. 


PisikoLojik HastaLıkLar Ve Tedavi YöntemLeri

Felsefe, Psikoloji ve Sosyoloji


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 13-01-2008, 13:40   #1
BaBaCaN

11 Oca 2008
İstanbuL
:
Yaş: 27
Ruh hali:
Ettiği Teşekkür: 2,100
857 Mesajına 1,541 Kere Teşekkür Edlidi
Tepki Sayısı: 5
54 Mesajına 62 Kere Tepki Gösterildi
 
Tecrübe Puanı: 10000
KubiLay has a reputation beyond reputeKubiLay has a reputation beyond reputeKubiLay has a reputation beyond reputeKubiLay has a reputation beyond reputeKubiLay has a reputation beyond reputeKubiLay has a reputation beyond reputeKubiLay has a reputation beyond reputeKubiLay has a reputation beyond reputeKubiLay has a reputation beyond reputeKubiLay has a reputation beyond reputeKubiLay has a reputation beyond repute
  KubiLay isimli Üye şuanda  online konumundadırOnline!  



Standart PisikoLojik HastaLıkLar Ve Tedavi YöntemLeri


ŞİZOFREN

Kısaca kişinin gerçeklikle alakasını koparan akıl hastalıklarının genel adıdır.
Psikozlar en basitinden birkaçgün süren kısa psikozlar ve bazen bir ömür boyu devam edebilen şizofreni yelpazesinde çok fazla sayıda hastalık ihtiva eder.
Hayatımızın en büyük nimetlerinden biri şüphesiz akıldır.
Aklımız sayesinde gerçekleri çarpıtmadan kavrar ve ona uygun sonuçlar çıkarırız. Şizofreninin de içinde bulunduğu psikozlar dediğimiz hastalıklarda kişilerin gerçeği değerlendirmesi bozulur. Psikiyatrik hastalıklar içinde sıklığı olarak % 3-5 arasında değişen şizofreni yıllar boyunca insanların hem korktuğu hemde ilgi duyduğu bir hastalık olagelmiştir.. Bunun nedeni gizemli bir yaşam ve normal davranışların ötesine gitmekte yatar sanırım.
Gerçeğin ötesinde kendi kafasında kurduğu şeyleri gerçeklermiş gibi değerlendirme.
İkna için makul delillerle bile onları değiştirememe. Paranoid kıskançlık yada büyüklük hezeyanları gibi.
Kulağına gaiblerden sesler gelmesi, gözüne kimsenin göremediği varlıkların görünmesi burnuna kötükokular gelmesi gibi.
Kelime salatası yada anlamın birbirinde kopup konuşmanın içeriğinde bir bütünlük olmaması durumu vardır.
Ortalık yere çişini yapma yada herkesin ortasında masturbasyon yapmayı makul görme gibi yada hiç hareket etmeden uzun süre kalma vs.
Kişinin yüzünde donuk bir duygu ifadesi varlığı, konuşmamam yada kişinin herhangi bir olay karşısında duygu ifade edecek jest ve mimik göstermemesi.
Sayılan belirtilerin hepsinin bir şizofrende olması gerekmez. İlk ikisi var ise kişiye psikoz grubu hastalıklardan birisi var deriz. Bunlar içerinde süre ve hastalığın şiddeti şizofreni demek için gerekir. 6 aydan daha uzun bir süre psikoz belirtileri gösteren hastalara şizofreni diyebiliriz.

ŞİZOFRENİ TEDAVİSİ :

Diğer akıl bozukluklarına oranla şizofreni hakkında çok daha fazla kuram olduğu için, bu konudaki tedavi yöntemleri de çok çeşitlidir. Genel olarak, akut veya ciddi şizofreni krizlerine tutulan kişiler hastanede tedavi görürler. Akut durumlarda hastanelerde uygulanan elktroşok yöntemine başvurulabilir. Heyecan ve tedirginliği azaltmak için Phenothiazineli antipsikotik ilaçlar uygulanibilir.

Frontallobotomy (beynin frontal toblarının cerrahi yoluyla alınması) sonuçları belirgin olmadığı ve geri dönüşü de olmadtğı için artık çok taraftar bulamamaktadır. Antipsikotik ilaçların kulanımı genelde bir iyileşmeye olanak verdigi ve hastaların hastaneder, çıkmalarını kolaylaştırdığı için oldukça yaygındır. Ancak, kişi ilaçlarını almayı ihmal ederse, belirtiler tekrar ortaya çıkacaktır. Destekteyici psikoterapi yöntemi (Supporti ve psychotherapy) ve hasta daha normal bir yaşama dönebilir.

Şizofreni Türleri :

1-KATATONİK ŞİZOFRENİ

Şizofreninin bu tipinde hastalarda uzun süre aynı garip postürde (duruş, vaziyet alma) duruşlar ve aşırı hareketsizlikler, açıkca amaçsız olarak yapılan ve dış uyaranlardan etkilenmeyen aşırı hareketler yada aşırı negativist davranmalar olabilir.
Bu tip Şizofreni hastaları karşısındaki insanın hareket ve davranışlarını tekrarlayabilirler.

2-ŞİZOTİPAL ŞİZOFRENİ

Şizotipal bozukluk gizli şizofreni, sınır şizofreni, psödonevrotik şizofreni, prepsikotik şizofreni tanımlarını içerir.
Şizotipal bozuklukta; dışa vuran davranış ve görünümde bir başkalık, acayiplik, kişiler arası ilişkilerde çekingenlik, duygulanımda soğukluk ve iticilik, gerçek sanrı derecesine varmamış acayip, fantastik düşünceler, cinsel ve saldırgan düşünce saplantıları, depersonalizasyon ve derealizasyon duyguları, yanılsamalar ile belirli yarı psikozların ortaya çıkması görülür.
Bu bozukluk süregendir. Çok sık olmamakla birlikte bazen açık şizofreniye dönüşebilir. Kalıtımsal yüklülük vardır

3-HEBEFRENİK ŞİZOFRENİ

Bu türde düşünce ve devinim bozuklukları baskındır. Genç yaşta akut, renkli artı belirtilerle başlar. Kısa zamanda duygusal tepkilerde oynamalar (labilite), yüzeysellik, uygunsuzluk, acayiplik ortaya çıkar.
Örneğin hastada nedensiz gibi görünen sırıtmalar, gülmeler, ağlamalar vb. Düşünce çok bozuk ve dağınıktır. Sözcük uydurmaları, bloklar, yineleyici basmakalıp konuşmalar görülür.
Kişilikte dağılma ve yıkım hızlıdır.
Varsanılar daha sonra ortaya çıkar ve daha kolayca gözlemlenebilir. Hasta kendi özel dünyasında yaşar. Dış dünya ile ilişki kopuktur. Davranışlar ilkel ve çocuksudur. Çırıl çıplak soyunma, acayip jestler, garip çılgınca davranışlar, oyunlar, aşırı hareketlilik, başkalarının söylediklerini aynı biçimde yineleme, hareketlerini yineleme gibi belirtiler görülür.

4-REZİDÜEL ŞİZOFRENİ

Bir ya da bir kaç aktif şizofrenik depreşmeden sonra daha çok negatif belirtilerin baskın olduğu süregen şizofrenik bozukluktur. Vurdumduymazlık, girişim ve eylem azlığı, toplumdan kopukluk, düşüncede somutlaşma ve fakirleşme, kendine iyi bakmama belirtileri vardır.
Hasta acayip, kendine özgü, içe-kapanık, toplumdan uzak bir yaşam biçimini seçmiş gibidir. Değişmeye karşı istek ve ilgisi azdır. Bir bakıma hastalık bir karakter yapısına, yaşam stiline dönmüştür.

5-AYRIŞMAMIŞ (UNDIFFERENTIATED) ŞİZOFRENİ

Bir diğer adıda farklılaşmamış şizofreni olan ayrışmamış şizofreni, hasta muayene edildiğinde şizofreni tanısı konur. Ancak yukarıdaki alt tiplerden hiçbirisi tam olarak ayırdedilemezse bu tanı konur.
Diğer tiplerden örneklemeler veren bu tipte hastalığın karışıklığı yanında davranış karışıklığı da vardır.
Hasta tamamiyle karma bir şizofreni tablosu çizmektedir.Burada baskın olan şizofreni tipi hastada tanıyı değiştirebilir...

6-PARANOİD ŞİZOFRENİ

Bu tip şizofrenlerde hastalığın normal insanlardan ayırdedilmesi oldukça zordur. Çünkü kişilerde hezeyanları doğrultusunda zaman zaman yapabilecekleri davranış dışında etrafa garip gelebilecek çok fazla belirti yoktur.
Bir veya birkaç hezeyana ek olarak sıklıkla kulağa gelen sesler vardır.
Bu hastalar diğer şizofreni alt tiplerinde olduğu gibi garip davranışlar garip konuşmalrda bulunmazlar. Hatta bazen çevrelerinde hezeyanlarına inanan insanlar bile bulunabilir.
Şizofreninin bu tipi ile yine bir psikoz olan Hezeyanlı Bozukluk çok sıklıkla karıştırılabilir.


DUYGULANIM BOZUKLUĞU

Duygulanım (affect) bireyin uyaranlara, olaylara, anılara, düşüncelere, duygusal tepki ile katılabilme yetisidir. Neşe, öfke, üzüntü, nefret, kin, sıkıntı gibi.
Duygudurum (mood, mizaç) ise bireyin bir süre, değişik derecelerde rahat, neşeli, üzüntülü, tedirgin, öfkeli, taşkın ya da çökkün bir duygulanım içinde bulunuşudur.
Bir düş kırıklığı nedeniyle en azından bir yarım günümüzü alan bir üzüntüye girsek ve yanımızdakiler neyin var, Karadeniz'de gemilerin mi battı, diye sorsalar; öfkelendiğimiz bir olaydan sonra uzunca süre öfkeli, ters, asık suratlı davransak ve yanımızdakiler bize bugün sen ters taraftan kalkmışsın deseler üzüntülü, çökkün ya da öfkeli bir duygudurum içinde olduğumuz anlaşılır.
Bunlar günlük yaşamın içinde sık görülen duygudurum dalgalanmalarıdır. Normalde günlük duygudurum belli sınırlar içinde bu örneklere benzer biçimde kısa süreli değişmeler gösterir ve bir anormallik düşünülemez.
Neşe , üzüntü , öfke , kin , nefret , sıkıntı , korku doğal duygulunımlardır.Ancak , bunlar uzun süre aşırılaştığında ya da yersizleştiğinde duygudurumda üzüntü , öfke ya da neşe türünden artmadan söz edilir ve duygudurum bozukluğu düşünebilir.
Ortada belirgin bir neden yokken ya da bilinç dışı nedenlerle ağır ve uzun süreli üzüntülere , öfkelere kapılmak ya da çoşku içinde olmak anormal sayılmaz.
Ama yalnızca aşırılığa ve süreye dayanarak duygudurumun anormal olup olmadığını değerlendiremeyiz.
Kimi ortamlarda insanlar saatlerce hatta günlerce aşırı derecede neşeli ya da durgun , üzüntülü olabilirler.
Böyle aşırılıklar bireyin anormal bir duygudurum içerisinde olduğunu göstermez.Aşırılığın yanısıra içinde bulunduğumuz durumu uygunluğun da önemi vardır.
Arkadaşları ile gittiği piknikte coşan bir genç , aynı coşkuyu örneğin bir dershanede ,sokakta ,lokantada gösterse ilk akla gelen bir hipomani ya da mani türünden bozukluk olur.
Bazen gerçekten üzülecek , öfkelenecek ,sevinilecek bir durumda , kişi bu durumla bağdaşmayacak derecede aşırı , dengesiz kimi zamanda uygun olmayan duygusal tepkiler gösterebilir ya da tümden tepkisiz olabilir. Bunlar da duygulanımda bozukluk belirtisidir.Her türlü ruhsal rahatsızlıkta az ya da çok duygulanım bozukluğu belirtileri bulunur. Ancak kimi ruhsal bozuklukta ana belirti duygulanım ve duygudurumla ilgilidir.İşte bunlar duygulanım ya da duygudurum bozuklukları olarak tanımlanır.
İnsanda duygudurum 4 ana başlık altında toplanır:

1- Normal duygudurum
2- Taşkın duygudurum
3- Çökkün duygudurum ( Depresyon )
4- Sıkıntılı , tedirgin duygudurum

NEVROTİK VE STRESLE İLGİLİ BOZUKLUKLAR

19.Yüzyıl başlarında "nevroz" terimi şimdiki nevropati , yani bedendeki sinirlerin organik yada işlevsel hastalığı karşılığında kullanılırdı. Zamanla anlamı değişti.
19.Yüzyılda Charcot , Janet , Breuer ve Freud bugünkü nevroz anlayışına büyük katkıda bulundular.
Klasik olarak nevroz bireyde bunaltı yada bunaltıya karşı özel savunma belirtileri ile kendini belli eden , bireyin gerçekle bağlantısının kopmadığı , toplumsal uyumun genellikle fazla bozulmadığı , psikozlara göre bütün işlevlerde bozukluğun daha hafif olduğu rahatsızlıklar kümesidir.
Nevrozlarda gerçeği değerlendirme yetisi bozulmaz.Yani hasta hastalığını bilir ; kendi kafasındaki düşünceleri , korkuları saçma bulur. Neyin düşünce ,istek,imge,düş ve neyin eylem ya da dışarda olan olay olduğunu farkeder.
Psikanalitik kurama göre nevrozlarda temel patoloji bunaltıdır.Bunaltının öznel ve nesnel belirtileri ya olduğu gibi yaşanır ya da bastırılır ve yerine özel savunma düzenekleri ile oluşan belirtileri geçer. Örneğin yer değiştirme düzeneği ile bunaltı asıl kaynağından özel bir nesneye yada duruma aktarılır ve böylelikle fobiler , obsesyonlar , kompulsiyonlar oluşur.


KİŞİLİK BOZUKLUKLARI

İnsanları birbirlerinden farklı kılan , kendisi ve çevresindekilere bakış acıları ,onlarla kurabildiği ilişki düzeyleri ve tepkilerini kapsayan çeşitli ortamlarda kendini gösteren bedensel, düşünsel ve ruhsal özelliklerdir.
Bu özelliklerin kişinin çevreye uyumunu bozup, günlük işlevselliğini bozması, kendinde gerilim-kaygı hali oluşturup, içinde yaşanılan kültürün beklentilerinden sapma gösteren ,süreklilik taşıyan bir hal alması durumunda kişilik bozukluğundan bahsedilir.
Bu bozukluk kendisi, başkaları ve olayları algılama ; verdiği duygusal tepkilerin uygunluk, değişkenlik ve yoğunluğu ;kişiler arası işlevsellik ; öfke, heyecan, aşırı isteklerin,dürtülerin kontrolü olarak sınıflayabileceğimiz dört alanın en az ikisinde kendini gösterir. Başlangıcı ergenlik ya da genç erişkinlik hatta bazen daha küçük yas gruplarına dek uzanır. Bu durum başka bir ruhsal,fiziksel hastalığın ya da bir maddenin etkilerine bağlı olarak gelişen bir durum değildir.


DÜRTÜ KONTROL BOZUKLUKLARI

Kişinin gerek kendisine gerekse çevresinde ki insanlara zarar verebilecek bir takım davranışlarda bulunmak için, içinde karşı konulmaz bir istek duyması ve bu istek karşısında direnç gösteremeyerek bu davranışları gerçekleştirmesi durumudur.
Bu davranışların başlıcalarını ele alırsak kumar oynama tutkusu ( Patolojik Kumar ), yangın çıkarma davranışı ( Piromani ), kleptomani olarak adlandırılan çalma tutkuları sayilabilir.
Bu davranışların dışında zaman zaman öfke patlamaları ve bu patlamalar esnasında etrafa zarar verme davranışları sayılabilmektedir.
Bu davranışlar kimi zaman diger ruhsal hastalıklarlar ile birlikte gorülebildigi gibi kimi zamanda yanliz basına ortaya çıkabilmekte ve hastalar birdenbire bu davranışları gosterebilmektedirler.
Bu davranışların temelinde ne olduğu tam olarak bilinememekle birlikte hastaların bilinçaltı birtakım dürtüler ile bu davranışlar içine girdikleri ve sonuçta kendi zararlarıma olacak durumlar ortaya ciksa bile bu davranışlarına engel olamadıkları gözlenmektedir. Zaten adından da anlaşılacağı üzere dürtülerin kontrol edilmesi bozuktur ve kişi kendisini bu davranışlarda bulunmamak için zorlamasına karşılık kendisini bir anda bu davranışın içinde bulduğunu söylemektedir.

MADDE KULLANIMI

Bir zamanlar uyuşturucu,alışkanlık yapan, narkotik, keyif verici, zararlı ( toksik ) maddeler gibi çeşitli adlarla bilinen bazı maddelerin kullanılması ile ortaya çıkan birtakım psikiyatrik bozukluklar, günümüzde, madde kullanımı bozukluğu adı altında toplanmıştır.
Bu maddelerin kullanımı geçmişte toksikomani, narkomani, alkolomani, uyuşturucu madde kullanımı gibi ve birbirinin yerini tam olarak tutmayan birtakım terimlerle belirtilmekte idi.
Madde kullanım bozukluğu merkez sistemini etkileyen maddelerin oldukça muntazam bir şekilde kullanılması ile ortaya çıkan ve arzu edilmeyen bazı davranış şekillerini kapsayan bozukluklar olarak tanımlanmıştır.
Bu başlık altında toplanan bozukluklar ruhsal bozukluk olarak kabul edildiği için bu maddelerin eğlence ve tedavi amacı ile kullanılması bunlardan dışlanmıştır.Madde kullanım bozukluğu gösteren kişilerin hemen hemen hepsinde, belli bir zaman içinde, zehirlenme veya yoksunluk belirtileri görülür.

Madde kullanımı ile ilişkili bozukluklar iki gruba ayrılır. Bunlar:

1. Madde kullanım bozukluğu
a) Madde Bağımlılığı
b ) Madde Kötüye Kullanımı
2. Madde kullanımının yol açtığı Bozukluklar
a) Madde Zehirlenmesi ( entoksikasyonu )
b ) Madde Yoksunluğu
c) Madde kullanımının yol açtığı Delirium ;
d) Madde kullanımının yol açtığı kalıcı Demans (bunama)
e) Madde kullanımının yol açtığı Psikotik Bozukluklar
f) Madde kullanımının yol açtığı Mizaç Bozuklukları
g) Madde kullanımının yol açtığı Anksiyete (sıkıntı) Bozukluğu
h) Madde kullanımının yol açtığı Cinsel İşlev Bozukluğu
i) Madde kullanımının yol açtığı Uyku Bozuklukluğu
j) Madde kullanımının yol açtığı Kalıcı Amnestik (unutkanlık) Bozukluk

UYKU BOZUKLUKLARI

Uyku insanoglunun her zaman çok ilgilendigi konular içerisinde yer almistir. Bunun nedeni her birimizin günlük islevselligimizi sürdürebilmek için uyku uyumaya ihtiyacimizin olmasidir.

Günlük aktivitelerimizi devam ettirebilmek için,verimli olabilmek için bir günde belli sürede uyumamiz gerekmektedir. Ve biz,bu gerekli uykuyu alamazsak gün boyu bunun sıkıntısını çekeriz. Unutkan oluruz,sinirliliklerimiz artar, dikkatimiz dağılır, iç sıkıntısı duyarız. Ancak bazen de uykuyu fazla kaçirmaya baslariz. O zaman da, problem olur bizim için. Az uyumak gibi çok uyumakta bir problemdir. Altında yatan sebep arastirilmalidir.
En önemli sebeplerden biri depresyondur. Asiri uyuma ile birlikte sinirlilik halleri öfke hayattan zevk almama halleri de eslik edebilir. O zaman konuya daha hassas davranmali kendimizi bunu sebebine yönelik arastirma yapmaya yönlendirmeliyiz.
"Uykunun normali nedir ?" diye bir soru sorulursa o zaman söyle cevap vermek gerekir. Uyku uyuma hususunda herkes için geçerli olan bir normal olmamakla birlikte 6-8 saat normal uyku kabul edilebilir. Gerçi uykunun süresi kalitesi ile alakalidir.
Sık sık uykunun bölünmesi ile uyku süresi artar. Yani verimli bir dinlenme için daha uzun süre uyumak gerekir. Oysa rahat, normal sıcaklık ve neme sahip bir ortamda uyanmadan uyunan bir uyku daha kisa da olsa yetebilir. Bu nedenle sartlar da göz önüne alinmalidir.
Günlük olaylarla etkilenme uyku süresini bozabilir. Mesela sinavimiz kötü geçmis olabilir, esimizle kavga etmis olabiliriz yada o gün çok ciddi para kaybetmisizdir.
Ama bu tür uyku bozukluklari gelip geçicidir . Sebep ortadan kalktiktan sonra tamamen düzelir.
Bazen de çok uzun uyunabilir. Eger tembellik etmiyorsak ve uykumuzun asiri olmasi çok uzun zamandir varsa ve biz buna ragmen dinlenmemis kalkiyorsak o zaman ilk önce uyku hijyeni sartlarimizi gözden geçirmeliyiz.
Yani yatağımız saglıklı mı ? Odamızın havası temiz mi? Oda ısısı normal mi ? Geceleri sıksık uyanıyor muyuz ? Tüm bunlari gözden geçirdikten sonra hiçbir problemimiz yoksa ve fazla uyumamız hayatımızdaki bazı isleri kısıtlamaya baslamıssa artık is çıgırından çıkıyor demektir.
Biz uykumuz için bir hekime basvurmaliyiz ve sebebe yönelik arastirma yapmaliyiz. Kaynagini bulmali ve bunu halletmeliyiz

aLıntı....

Digg this Post!Add Post to del.icio.usFurl this Post!Facebookta paylaş!!Google'da PaylaşYahoo'da PaylaşLive'da Paylaş!
Alıntı ile Cevapla

 

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Casuslar ve kaldırma Yöntemleri Kahraman Namik Bilgisayar Güvenliği 2 05-10-2008 01:55
Fondöten kullanma ve saklama yöntemleri DeLiYiMm Makyaj 0 04-05-2008 18:54
Kravat Baglama Yöntemleri Nur Erkek Modası 8 23-04-2008 19:08
PSİKOLOJİK HAsTaLıKLaR SILA_20 Felsefe, Psikoloji ve Sosyoloji 11 05-02-2008 21:17
zehirLenmeLer ve Korunma yöntemLeri. 3zGim Sağlık Gündemi 0 01-02-2008 00:14


WEZ Format +3. Şuan Saat: 09:18.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Yahoo bot last visit powered by MyPagerank.Net Powered by  MyPagerank.Net Join 4Shared Now! Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192