28-04-2008, 08:47
|
#1
|
|
|
Issız bir adaya düşsem yanıma alacağım ayrılıklar
|
|
Gidişler!
Uzağa gidişler!
Kız kardeşim gibi..
Dedem gibi..
Yollamaya kıyamadıklarım gibi!
Erken vedalara..
Nisan zamanlara..
Bi gece yarısı! Bi telefon çalar.. O anda zil sesiyle aranda kuvvetli bağ oluşur. O seni, sen onu hissedersin.. Konuşur seninle ince ince.. Bilirsin, bu ölümün ince davetidir. Sıra daha sana gelmemiştir. Ama ensende bi soğukluk hissedersin.. Aklına ilk düşen, bu sefer kim öldü sorusunun dayanılmaz yankısıdır! Bu sefer kim öldü!
Telefonu açınca bi suskunluk olur! Derin bi soluk çekersin.. Soluğu vermek sanki ölmek demektir! İnce duru bi ses selamlar seni.. Yaşamı yüklenmiş ses hıçkırıklara boğularak bi isim fısıldar. Sahiden canını yakan işte budur! Senden bi can kopmuştur. Senden bir nefes! Ama hala sıcaktır bedenin.. Hala çarpar kalbin! Hala acıkırsın, susarsın, birine sarılmak istersin.. Derin boşluk sararken seni, geçmişteki keşkeler koşar imdadına.. Dersin her şey ne kadar boş! Çalışmalar, çabalamalar, yitik sevdalar, hırslar, yalanlar, dolanlar.. Yüzüne bi tokat gibi çarpan hayata serzeniştir! Yaratıcıya belki ince bi sitem!
Aynı şehirde soluk alıp verdiğimiz ama uzun zamandır nefesine nefes katmadığımız insanlar vardır. Oysa yaşamı birlikte yürürsünüz! Üzeriniz de emeği çoktur. Her zaman eli omzunuzda olan gerçek dosttur.. Ölüm çaldığında kapıyı sadece bi telefon zili kalır ondan geriye.. Yüreğiniz kanar işte o anda. Paylaşılan her an geçen yüreğinizden bir bir.. Oysa giden gitmiştir. Oysa giden sizsinizdir.. Bi ana sıkıştırılmış paylaşımlar, geleceğe taşınamamıştır. Soluk bitmiştir! Hem gidenin, hem de kalanın! Soluk bitti.. Ölüm saati işte o andır!
Her ölüm aslında hesabın başlangıcıdır.. Ağlamalar aslında kendinedir.. Yaşarken kendinden gidişlere isyandır. Ölüm aslında kendine gelmektir bi anlık.. Yüzleşmek! Bi adaya düşmek belki.. Giderken yanımıza alacağımız ayrılıklar vardır! Tüm ömür boyunca kaçtığımız ve bir türlü yüzleşemediğimiz ayrılıklar.. O adaya gitmek gerek. Tüm ayrılıkları alıp gitmek! Kavuşup geri gelebilmek mümkün mü bilmiyorum!
Bu gün ıssız bi adaya düştüm ben! Yanıma tüm ayrılıklarımı aldım.. Unuttuğum bi ben vardı. Onu uyandırdım! Giyindim kendimi! Rüzgar sardı beni.. Aktı iki damla yaş! Hala soluk alıyorum! Yaşam yolunda yürüyorum.. Kronolojik sıraya dizdim ayrılıklarımı.. Geçmiş zamana sarılmış mezar taşları!
Nisan bu! Zalimdir! Doğarsın! Çok acı vardır yüreğinde kimse bilmez. Çünkü bize acıyı paylaşmak öğretilmemiştir. Acı yürekte gizlenir! Acı mahremdir! Mutluluk paylaşılır ki insanlar gönensin!
Giydim ya kendimi.. Uyandırdım ya kendimi! Acıya gelmedim! Acıtmaya gelmedim! Bu benim öğretime haksızlık olurdu.. Yaşama! Yürüdüğüm yollara! Yaşamıma zenginlik katan insanlara.. Bugün yitirdiğim tüm canlarıma aldığım soluk armağan olsun!
Doğuma ve ölüme! Nisan zamanlara..
Allah rahmet eylesin! Zaman nedir ki? Bi gün kavuşacağız! Bi gün! Bi gün.. O zamana dek bi adaya düşünce ben yanımdasınız.. O ada zaten soluktur!
+*¨^¨*++*¨^¨*++*¨^¨*++*¨^¨*++*¨^¨*++*¨^¨*++*¨^¨*++*¨^¨*++*¨^¨*++*¨^¨*++*¨^¨*++*¨^¨*+
Bir Kere Gittin Ya Artık Bin Kere Dönsende Boş... Sen Bende Bittin Artık Ömrünce Sevsende Boş
''belki'' dünyasında...
''keşke'' kokan havayı solurken...
''iyi ki'' dediğim tek nefesimsin... ...cÜmL£L£rR...!!!TüK£Ndii $İmDii $u$MA zAmaNı...
|
|
Offline
|
|